Bingöl Yöresi İle İlgili Genel Bilgi

Bingöl ili Doğu Anadolu bölgesinin yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Tarih boyunca çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalan il, daha önce halk dilinde “Çewlik, Çolig yada Çapakçur” adıyla Palu ilçesine bağlı bir bucaktı. Ünlü Seyyah Evliya Çelebinin Bingöl yaylalarını gezerek yaptığı ve kaleme aldığı Çapakçur hakkındaki bilgiler ilin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Çapakçur’da Ab-ı Hayat (Hayat veren su) Suyundan bahseder. Roma Kralı İskender’in bu yörelere geldiğini, çektiği bazı vücut ağrılarından Bingöl dağlarında bulunan Ab-ı Hayat suyunu içerek kurtulduğundan bahseder. Bir rivayete göre bu yöreye Çapakçur adını veren Büyük İskender’dir.

Bingöl Yöresi İle İlgili Genel Bilgi

Yörenin Tarihi Süreci

          Yavuz Sultan Selim Çaldıran seferine çıkarken Anadolu içinde bir hayli temkil hareketlerde bulundu. Gayesi Anadolu’nun içlerine kadar sızmış olan Şülik’i söküp atmaktı.1514’te Çermikte ordusuna mola verdi, oradan hareketle Erzincan’a geldi. Meşhur Çaldıran zaferinden sonra Tebrize girdi. Dönüşünde Doğu Anadolu işini kökten halletmek için her yönü ile kendisine güvendiği Bıyıklı Mehmet Paşa’yı Erzincan valiliğine getirdi. Doğunun Osmanlılara bağlanmasına yine Doğulu olan İdrisi-Bitlisi’ye bırakıldı. Çaldıran savaşı zamanında Bingöl’de birçok yerel beylik vardı. Özellikle Kiğı, Çapakçur ve Genç’te bu beyler önemli bir etkinliğe sahipti. Çaldıran savaşıyla bu beylikler etkinliklerini önemli ölçüde koruyarak Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Böylece Osmanlı topraklarının İran hududunda bulunan önemli bir dayanak noktası haline gelmiştir.

Yörede birçok mezhep, beylik, aşiretler ve inançların bulunduğu görülmüştür. Seyyah Evliya Çelebi Bingöl yöresinde yaptığı geziye ait notlarında bu gerçeğe dikkat çekmiştir. Kitabında Bingöl ile ilgili bölümde Çapakçur Kalesi isimli yazısında yörede, Bingöl yayalarında birçok aşiretin olduğu; Halti, İzoli, Alevi, Kiki ve Zazalar ve Yezidilerin yaşadığını belirtmektedir.17.yy’da Ermenilerin de bulundukları ve onlara ait kiliselerin olduğunu hatta Çanlı Kilise adında bir yeri de gezdiğini anlatmaktadır. Bingöl’ün tarihi daha çok komşu illerin tarihi incelenerek çıkarılmıştır. Osmanlı devleti zamanında komşu illere bağlı olarak idare edilmiş ancak Cumhuriyet devrinde il haline gelmiştir. ( Alay  25-42 )

Bingöl Adının Kaynağı

Bingöl ili Doğu Anadolu bölgesinin yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Tarih boyunca çeşitli medeniyetlerin egemenliğinde kalan il, daha önce halk dilinde “Çewlik, Çolig yada Çapakçur” adıyla Palu ilçesine bağlı bir bucaktı. Ünlü Seyyah Evliya Çelebinin Bingöl yaylalarını gezerek yaptığı ve kaleme aldığı Çapakçur hakkındaki bilgiler ilin tarihi hakkında bilgi vermektedir. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Çapakçur’da Ab-ı Hayat (Hayat veren su) Suyundan bahseder. Roma Kralı İskender’in bu yörelere geldiğini, çektiği bazı vücut ağrılarından Bingöl dağlarında bulunan Ab-ı Hayat suyunu içerek kurtulduğundan bahseder. Bir rivayete göre bu yöreye Çapakçur adını veren Büyük İskender’dir.

Çapakçur (Makdis Lisanında) Cennet suyu anlamı da taşır. İslam tarihinde Bingöl’ün adı Cebel-i Cur (Yüksek Dağ veya Dağ arkası) adıyla geçer. Çevlik, Çapakçur sancağına bağlı bir köydür. Çapakçur, merkez il sınırları içerisinde kalan alanın tümüdür. Çevlik, bağlık, bahçelik anlamında olup, yöre halkı tarafından özellikle kırsal alanlarda Çolig adıyla bilinir.1844 yılına kadar küçük bir köy olan Çevlik bu yıllarda Nahiye olur ve Palu’ya bağlanır.1872 yılında Çapakçur adıyla ilçe olur.1936 yılında il olur.1945 yılında Çapakçur vilayetinin adı Bingöl olarak değiştirilir.

Yörenin Sosyo – Ekonomik Yapısı

Bingöl’ün ekonomisi temel olarak tarım ve hayvancılığa dayanır. Tarım sektöründe çalışan nüfusun büyük bir bölümü hayvancılıkla uğraşırlar. İl topraklarının engebeli oluşu, kış şartlarının ağır olması ve yeterli alt yapının olamamasın dolayı tarım faaliyetleri sınırlı imkânlarla ve dar bir alanda sürdürülmektedir. Yörede zor şartlarda mahsul alındığı için hasat zamanı köylüler ve çiftçiler tarafından eğlence olarak görülüp halaylar çekip bunu gelenek hale getirmişlerdir. Halaylarda hasat zamanında birlikte çalışıp, yaptıkları işi halayların büyük özelliği olan birlik beraberlikle kutlayıp yeni sene için hazırlık yaparlar. İlin ekonomisinde en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır. Bingöl ilinin %53’ü çayır ve mera alanıdır. Bu özelliği ile yöremiz havyacılığa son derece elverişlidir.

İlin en büyük geçim kaynaklarından olan hayvancılık yörede hayvancılık mesleğini gelenekselleştirmiş buna bağlı olarak kaval sazını da önemli bir gelenek haline getiriştir. Hayvancılık yörede çoban oyunu gibi oyunları yöremize kazanmıştır. Bingöl ilinin ticaretini; yağ, keçi kılı, ham deri, av derisi gibi hayvan ürünleri ile her cins hayvan alım ve satımı teşkil eder. Bunlarda başlıca bal, ceviz, kitre ve çiriş de ticaret maddeleri arasında sayılabilir. Yöredeki ticaretin halk oyunlarına giysi ve oyun yönünden etkileri olmuştur. Ticaretin hayvanlar üzerinden yapıldığı zamanda Halep’ten gelen kumaşlar rağbet görmüştür. Ticaret yoluyla gelen farklı kültürlerden insanlar yöreye kendi kültürlerini aktarmış ve oyunları da bu doğrultuda etkilemiştir.

Yörede kilim kültürü fazlasıyla benimsenmiş olup, hemen hemen her evde ilkel kilim tezgâhlarıyla kilimler yapılarak, süs eşyası veya ihtiyaç amaçlı kullanılmıştır. Bazı halı ve kilim motifleri halk oyunları giysilerinde de kullanılmıştır. Keçe, beyaz veya kırmızı kuzu yününden yapılır. Dikdörtgen biçiminde dikilip soğuk günlerde çobanlara giydirilir. Aynı zamanda her evde çoraplar örülür. Çorabın yapılışı tahminen santime ulaştığı zaman şiş sayısı beşe çıkarılır beyaz düz ve desenli olarak örülür. Keçeden örülen çoraplar yöre insanını soğuktan korur. Keçe soğuk için koruyucu olduğu için yörede çok kullanılır ve halk oyunları giysilerinin de başlıca parçalarındandır.

Yörenin Coğrafi Yapısı

Anadolu’nun doğusunda yer alan Bingöl, Yukarı Fırat bölümünde yer almaktadır. Doğusunda Muş, Batısında Elazığ ve Tunceli, Güneyinde Diyarbakır, Kuzeyinde Erzurum ve Erzincan yer almaktadır. İlin merkez ilçe dışında Adaklı, Genç, Karlıova, Kiğı, Solhan, Yayladere ve Yedisu olmak üzere yedi ilçesi bulunmaktadır. İl merkezi denizden 1151 metre yüksekte olup, ilde yer yer yükseklikleri 3000 metreyi aşan dağlar bulunur. Bingöl Ovasının dört tarafı dağ sıralarıyla çevrilidir. Dağların yüksek kısımlarını doruklar, buzul gölleri, etek kısımlarını ise moren kalıntıları kaplar. Dağlar genellikle seyrek ormanlı olup, meşe ormanları dağarlın 1800 metreden aşağı kısımlarında görülür. Bunun dışında step adı verilen bozkırlar bulunur. Bingöl Çapakçur ovasının Kuzey Batı köşesinde Murat suyuna Genç ilçesi civarında kavuşan Göynük suyunun bir koluna hâkim düzlük üzerine kurulmuştur. ( Soylu , 1997: 16 ) İlin genel yapısı dağlık, engebeli, soğuk ve rakımın yüksek olması halk oyunları giysilerini etkilemiştir. Oyunlardaki sertlik, arazinin engebeli olmasını ve doğa koşullarının zorluğunu ifade eder. Yöredeki yerleşim birimleri arasında olan kopukluk oyunlardaki çeşitliliği arttırmıştır. İnsanları sert mizaçlı olup bu yapıları yörede görülen çepik ve halay oyununda belirgin bir şekilde görülür.

Yörenin Dini İnançları

Bingöl ili Doğu Anadolu’da bulunmasından ve arazi yapısının küçük ve engebeli olmasından dolayı diğer kültürlerle fazla etkileşim içinde olmamıştır. Kendi gelenek ve göreneklerinden ödün vermemiştir. Bu sebeplerden dolayı yöredeki giysi ve oyunları şekillenmiştir. Yöre giysilerinde dikkati çeken ise erkek ve kadın giysilerinin ayıpları örtecek şekilde bol ve geniş olmasıdır. Yörede kadınların başı açık gezmesi ayıplanmıştır. Halk oyunları oynanırken de kadın ve erkeğin yan yana oynaması yadırganmıştır. Bunun için kadınlar genelde akrabası olan kişilerin ellerini tutarak oyuna katılırlar. Bazen ise kadınların oynamaları ayıplandığı için kadın ve erkekler ayrı oynamış ve bu da kadın erkek oyunlarının ayrı ayrı sınıflandırılmasına neden olmuştur.

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow