15 Mayıs Kürt Dil Bayramı: Bir Halkın Hafızası, Kimliği ve Geleceği
Dil, yalnızca konuşulan kelimelerden ibaret değildir. Dil; bir halkın hafızasıdır, acısıdır, sevinci, türküsü ve geleceğe bıraktığı en kıymetli mirastır. 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı, sadece bir günün kutlanması değil; bir halkın varlığını, kültürünü ve kimliğini sahiplenmesinin ifadesidir.
Kürtçe, binlerce yıllık geçmişi olan köklü bir dildir. Yüzyıllar boyunca dengbêjlerin sesiyle dağlarda yankılanmış, anaların ninnilerinde büyümüş, ozanların dizelerinde hayat bulmuştur. Nice baskılara, yasaklara ve inkâr politikalarına rağmen bugün hâlâ yaşamaya devam ediyorsa, bu halkın diline olan bağlılığındandır. Çünkü bir halk diline sahip çıktığı sürece varlığını da korur.
Ehmedê Xanî, yüzyıllar önce kaleme aldığı eserlerle Kürt dilinin önemine dikkat çekmişti. Onun şu yaklaşımı bugün de yol göstericidir: “Ziman nasnameya gel e.” Yani, dil bir halkın kimliğidir. Gerçekten de dilini kaybeden toplumlar, zamanla hafızasını ve köklerini de yitirme tehlikesiyle karşı karşıya kalır.
15 Mayıs’ın Kürt Dil Bayramı olarak anılması, sadece geçmişi hatırlamak için değil, geleceği kurmak için de önemlidir. Çünkü bugün Kürtçe konuşan milyonlarca insan vardır; ancak dili eğitimde, kamusal alanda, sanatta ve günlük yaşamda daha güçlü kılmak hâlâ büyük bir ihtiyaçtır. Çocukların ana dilinde eğitim görebilmesi, gençlerin kendi diliyle okuyup yazabilmesi, sanatçıların eserlerini özgürce üretebilmesi bir lütuf değil, en temel haktır.
Bir dilin yaşaması için yalnızca konuşulması yetmez; yazılması, okunması, öğretilmesi ve yeni kuşaklara aktarılması gerekir. Evlerde çocuklarla Kürtçe konuşmak, Kürtçe kitaplar okumak, şarkılar dinlemek, kültürel çalışmaları desteklemek bu anlamda çok kıymetlidir. Çünkü dil, günlük yaşamın içinde yaşarsa güçlenir.
Bugün bizlere düşen görev, Kürtçeyi yalnızca geçmişin mirası olarak görmek değil; geleceğin dili olarak da büyütmektir. Edebiyatta, eğitimde, medyada ve hayatın her alanında Kürtçenin daha fazla yer bulması için çaba göstermek gerekir. Bugün dünya da bir çok ülke de bir çok dili bir arada yaşıyor. İsviçre, Belçika, İspanya birden fazla dilin konuşulması ayrıştırıcı değil zenginliktir. Tehdit olarak görülmüyor aksine demokrasinin mihenk taşıdır.
Kürt halkı yüzyıllardır nice zorluklardan geçti ama dilini bırakmadı. Çünkü herkes bilir ki; “Ziman hebûna me ye.” Dil bizim varlığımızdır. Dil varsa kültür vardır, tarih vardır, halk vardır.
Bu duygu ve düşüncelerle 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’nı kutluyor, Kürtçenin özgürce konuşulduğu, öğretildiği ve geliştiği yarınların yakın olmasını diliyorum.
Tepkiniz nedir?









