Kültür Mahallesi zeminleri kötü mü? Yoksa Bingöl’de bir efsaneye mi inanıyoruz?

Bingöl’de bazı cümleler vardır; kim söylediği belli değildir ama herkes tekrar eder. Tekrar edildikçe de sanki bilimsel bir gerçekmiş gibi kabul görür. Bunlardan biri şudur: “Kültür Mahallesi’nin zemini kötü, diğer mahalleler (özellikle Uydukent) daha iyi.” Peki gerçekten öyle mi?

Kültür Mahallesi zeminleri kötü mü?  Yoksa Bingöl’de bir efsaneye mi inanıyoruz?

Kültür Mahallesi zeminleri kötü mü?

Yoksa Bingöl’de bir efsaneye mi inanıyoruz?

Dr. Öğr. Üyesi Sadık VAROLGÜNEŞ (Akademisyen)

 

Bu cümle ölçüme mi dayanıyor, veriye mi?
Yoksa yıllar içinde kulaktan kulağa aktarılan bir şehir efsanesine mi?

Asıl sorun tam da burada başlıyor.

Çünkü Bingöl’de “sıvılaşma” zeminde değil, algıda yaşanıyor.

Bir mahalleyi “kötü” ilan etmek bu kadar kolay mı?

Zemin mühendisliği, duyumla yapılan bir iş değildir. Bir mahallenin “kötü”, diğerinin “iyi” olduğuna karar verebilmek için; yeraltı yapısını bilmek, doğru deneyleri yapmak ve elde edilen veriyi doğru yorumlamak gerekir.

Bunların hiçbiri yoksa geriye kalan şey bilgi değil, etikettir.
Etiketler ise sadece zemini değil; o mahallede yaşayan insanları, konut değerlerini ve şehir algısını da etkiler.

Bingöl’ün zemini tek tip değil: Katmanlı ve değişken

Önce şu yanlışı düzeltelim: Bingöl’ün zemini ne her yerde aynıdır ne de tek cümleyle açıklanabilir.

Merkez yerleşim alanlarında zemin profili çoğu yerde şu iki ana birimle özetlenir:

  • Yüzeye yakın seviyelerde çakıl–kum–kil karışımı genç alüvyal birimler,
  • Daha derinde kil ara dolgulu çakıllar ve yer yer andezit–bazalt kökenli ayrışmış kaya blokları.

Bu tablo, Bingöl’ü otomatik olarak “kötü zeminli şehir” yapmaz. Aksine, birçok noktada taşıma gücü ve oturma davranışı açısından olumlu özellikler sunan bir karakter ortaya koyar.
Dolayısıyla “toprak kötü, her yer riskli” demek bilimsel bir yaklaşım değildir.

Yanlış deney, yanlış algı üretir

Bingöl’de zeminlerin önemli bir kısmı iri tanelidir; yani çakıl, taş ve yer yer blok oranı yüksektir. Bu tür zeminlerde Türkiye’de çok yaygın kullanılan bazı deneyler, zeminin gerçek davranışını her zaman doğru temsil edemeyebilir.

Bu nedenle Bingöl gibi sahalarda, zeminin yük altındaki davranışını daha doğrudan yansıtan presiyometre deneyi (PMT) çoğu durumda daha sağlıklı sonuçlar verir.

Burada doğru soru “deney yapıldı mı?” değil; doğru deney, doğru yerde yapıldı mı? olmalıdır.

Kültür Mahallesi: Veri ne söylüyor?

Mahalle ölçeğinde yapılan ölçümler şunu açıkça gösteriyor: Bingöl’de zemin dayanımı mahalleden mahalleye değişir; bu geoteknik açıdan doğaldır. Ancak Kültür Mahallesi, bu değişim içinde “en kötü” diye damgalanacak bir yerde değildir.

Bu yazıda yer alan zemin değerlendirmeleri ve mekanik dayanım yorumları, Bingöl’de sahaya yönelik geoteknik incelemeler yapan Geoteknik Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Uğur Eren Yurtcan tarafından yapılmıştır. Söz konusu değerlendirmeler, Bingöl İli Merkez İlçesi Deprem Master Planı [1] çalışmaları kapsamında incelenen verilere dayanmaktadır. Bu veriler, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2025 yılında tamamladığı “Bingöl İli Merkez İlçesi İmar Planına Esas Mikrobölgeleme Etüt Raporundan Master Plan kapsamında Bingöl Belediyesi tarafından sağlanmıştır [2]. Deprem Master Planında yer alan presiyometre (PMT) verileri Dr. Öğr. Üyesi Uğur Eren Yurtcan tarafından değerlendirilmiştir.

Sahadan elde edilen ölçümler, Kültür Mahallesi zeminlerinin “diğer mahallelere kıyasla daha kötü” olduğu yönündeki yaygın kanaati desteklememektedir.

Sıvılaşma: Korkunun değil, şartların konusu

Sıvılaşma, her depremde her yerde oluşan bir durum değildir. Oluşması için üç şartın birlikte bulunması gerekir:

  1. Zemin büyük oranda ince kum içermeli (plastik kil/silt az olmalı),
  2. Yeraltı suyu yüzeye yakın olmalı (çoğu durumda ilk 10 m içinde),
  3. Kuvvetli bir dinamik sarsıntı etkisi bulunmalı.

Bu koşullardan biri yoksa, çoğu durumda sıvılaşma beklenmez.

“Bingöl İli Merkez İlçesi İmar Planına Esas Mikrobölgeleme Etüt Raporunda yer alan veriler Bingöl merkezde yeraltı suyunun çoğu noktada ya bulunmadığını ya da 10 metreden daha derinde olduğunu; zemin profillerinde ise çakıl–taş oranının ve yer yer plastik bileşenlerin yüksek olduğunu göstermektedir. Bu tablo, veri bulunan yerleşim alanlarında yaygın bir sıvılaşma beklentisini zayıflatmaktadır. Kültür Mahallesi için de aynı değerlendirme geçerlidir.

Asıl mesele: zemine uygun bina ve doğru modelleme

Şunu net söylemek gerekir: Depremde yıkımı belirleyen çoğu zaman “zemin etiketi” değil, zemine uygun tasarlanmamış binadır.

Zemin–yapı etkileşimini doğru modellemeden, depreme karşı dirençli bir tasarımın doğruluğundan söz edilemez.

Çünkü deprem, statik bir yükleme değildir. Deprem sırasında belirleyici olan; zeminin dinamik davranışıdır: zemin büyütme etkisi, yerel titreşim özellikleri, sönüm ve yapı ile birlikte salınım gibi parametrelerdir. Bu parametreler doğru tanımlanmadığında, zemin iyi bile olsa yapı riskli hale gelebilir.

Bingöl için kritik avantaj: Sahaya özgü sismik tasarım parametreleri

İşte bu noktada Bingöl için önemli bir kazanım vardır: Yürütücülüğünü Dr. Kenan Akbayram’ın yaptığı 121Y406 numaralı TÜBİTAK 1001 Projesi [3] kapsamında Bingöl’e özgü:

  • Sahaya özel tasarım ivmeleri,
  • Yerel zemin sınıfları ve büyütme parametreleri,
  • Deprem senaryoları ve tasarıma esas yer hareketi özellikleri

Bilimsel verilerle ortaya konmuş; planlama ve tasarım süreçlerinde kullanılmak üzere ilgili kurumlara sunulmuştur.

Bu çalışmanın sonuçları Bingöl Belediyesi’nin de talebiyle Bingöl Üniversitesi, Enerji, Çevre ve Doğal Afet Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi koordinasyonunda hazırlanan Bingöl Merkez İlçe Deprem Master Planı’na da eklenmiştir.

Bu, “zemin iyi mi kötü mü?” tartışmasından çok daha değerlidir. Çünkü deprem güvenliği; söylentilerle değil, sahaya özgü doğru mühendislikle sağlanır.

 

Son söz: Algı değil, veri konuşsun

Kültür Mahallesi’ni “diğer mahallelerden daha kötü” diye damgalamak, çoğu zaman veriye dayanmayan bir şehir efsanesidir. Bingöl’de zemin mahalle mahalle değişir; ama Kültür Mahallesi bu değişim içinde otomatik olarak ‘en kötü’ değildir.

Artık şehrimizi kulaktan dolma yargılarla değil, ölçümle ve bilimle konuşmanın zamanı gelmiştir.

Zeminde sıvılaşma yok; algıda var.

 

                               KÜLTÜR MAHALLESİ

                   SELEHADDİN—İ EYYUBİ MAHALLESİ 

Şekil ?. Bingöl’ün iki farklı mahallesinden zemin kesitleri

(Yüzeye yakın olan genç alüvyal çökel; çakıllı–kumlu–killi birim)

 

Uzman Yorumu
Dr. Öğr. Üyesi Uğur Eren Yurtcan

(Geoteknik Uzmanı)

“Kültür Mahallesi’nde yapılan presiyometre deneyleri, zeminin taşıma gücü ve deformasyon davranışı açısından olumsuz bir tablo ortaya koymamaktadır. Zemin türü, yeraltı suyu koşulları ve ölçülen mekanik parametreler birlikte değerlendirildiğinde, bu bölge için yaygın bir sıvılaşma beklentisi bilimsel olarak desteklenmemektedir.”

Uzman Notu
Dr. Öğr. Üyesi Sadık VAROLGÜNEŞ

(Depreme Dayanıklı Yapısal Tasarım

Deprem hasarını belirleyen yalnızca zeminin ‘iyi-kötü’ etiketi değil, zeminin deprem sırasındaki dinamik davranışının bina tasarımında doğru şekilde modellenmesidir. Bingöl Deprem Master Planı’nda yer alan sahaya özgü sismik tasarım parametreleri bu nedenle hayati öneme sahiptir.”

 

 

 

Kaynaklar

[1]  Akbayram, K., Bayrak, E., Pamuk, E., Özer, Ç., Kıranşan, K., Varolgüneş, S., Yurtcan, U. E., Kürüm Varolgüneş, F., Kadiroğlu, A., Avcı, M., Aydemir, M., Yazıcı, M., Yolcu, A., Şevik, F. (2026a), Bingöl İli Merkez İlçesi Deprem Master Planı

[2]  Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, 2025, Bingöl İli Merkez İlçesi İmar Planına Esas Mikrobölgeleme Etüt Raporu

[3]  Akbayram, K., Bayrak, E., Pamuk, E., Özer, Ç., Kıranşan, K., Varolgüneş, S. Ve Kıyak, A., (2026b), 121Y406 numaralı Doğu Anadolu Fay Zonu Üzerindeki Bingöl Sismik Boşluğunun Fay Yapısı ile Bingöl İli Merkez İlçesi’nin Yerel Zemin Etkilerinin Araştırılarak Sahaya Özel Sismik Tehlike Analizinin Yapılması Projesi, TÜBİTAK Proje Raporu

 

 

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow