Terörsüz Bölge - Terörsüz Türkiye

Terörsüz Türkiye'nin Hedefi; Bölgede, geçmişten günümüze yaşanılan süreçte, Devletimiz kendi geleceğini başka başkentlerin inişli çıkışlı politikalarına bağlamak istemediğinden... Ülkemizi ve Bölgemizi ABD ve İsrail’in planlarından uzaklaştırmayı ana odak olarak belirlediğini her daim hatırlamak gerekiyor.

Terörsüz Bölge - Terörsüz Türkiye

Devlet Bahceli 
7 Ekim’de;
“Komisyon İmralı’ya gitmeli ve Öcalan PKK'dan sonra SDG/YPG’ye direkt aynı mahiyet ve muhtevada bir çağrıda bulunmalıdır.”
Demişti.
Bahçeli'nin Grup Toplantısındaki bu mesajı,
Enteresan bir şekilde 
Ulusalcı Muhaliflerin tepkisini çekmişti.

Bilindiği gibi yıllarca 
Öcalan,
Suriye'deyken heyetler gider gelirdi.
Bu kesimlerin sesi çıkmazdı.
Şimdi kendisi Devletin mahkumu,
Devlet ve Siyaset kurumu meseleyi aşıp sorunu çözmeye çalışıyorken sertleşmeye başlıyorlar.

Gözlemlenen ise;
Ortadoğu'da İsrail'in hegemonyası durdurulacak diye Ulusalcı bir kesimde panik havası göründüğü.!

Bilinmesi gereken,
Bölgede,
Ya Türkiye 
yada Siyonizm kazanacak.
Başka seçenek yok!

Mazlum Abdi de,
Bahçeli'nin çıkışından sonra,
Öcalan’ın çağrısının önemine vurgu yapıyor.
Komisyon İmralı'ya giderek önemli bir eşiği aşmış oldu.

İmralı'nın,
SDG’ye çağrı yapması “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” için önemli olacağını düşünüyorum.

YPG/SDG'nin Lideri Mazlum Kobane açıklamları:
''Uygun bir yöntemle İmralı'nın görüşleri alındı,
bizim görüşlerimiz de iletildi.
Bazı konuları yalnızca İmralı çözebilir.
Çözüme katkı sunacaksa İmralı'ya neden gitmeyelim? Öcalan da bunu istiyor. Biz de buna ihtiyaç duyuyoruz.
SDG'nin Suriye ordusuna katılması, Türkiye için de iyi olur. İlişkileri yeni bir zeminde güçlü biçimde ilerletelim.''

Yaşanılan bu gelişmelerin 
Terörsüz Türkiye ve Bölge adına önemli olduğunu düşünüyorum.

Günümüzde,
Orta Doğu Bölgesinin  ismi anıldığında, insanların aklına hep
Terör,
Yoksulluk,
Yolsuzluk ve 
Diktateryal Yönetimler geliyor.

Ama aynı bölge,
bin yıldan uzun süre kültür ve medeniyet üretmişti.
Iraktan Suriye’ye, Lübnan’dan Filistin’e, Semerkand’dan İstanbul’a,
Endülüsten Müslüman dünyanın geri kalanına kadar...
Bilim,
mimari ve Şehir planlaması ile refahı geliştirmiştiler.

Unutulmamalı ki,
Türk ve Kürt Ebedi Kardeştir.
Kürt ve Türk'ün arasını bozan 
Belucistanlı Yahudilerdi.!
Kürtler ile 
Sebatayci Pakrudini Mason Türklerdi.

Müslüman Kardeşlerin arasına fitne gibi giren 
Fatimi,
İsmaili,
PersiSabbahi,
Karmati 
Şia'ydı.!

Aklımızdan asla çokarmamamız gereken Aynı Allah'a inanan 
Türk ve Kürt asla düşman olmaz.
Ümmet anlayışı 
Allah'u Tealanın rızasındandır.
Milletlerin birleştirici gücüdür.
Ulusculuk veya ırkçılık ise bizi bölen, parçalayan ve manevi kardeşliği yok eden bir anlayıştır.

Osmanlı,
Asırlarca birçok  farklı etnik grupları bile huzurlu bir şekilde aynı potada eritmiş bir medeniyetti..

Türkler ve Kürtler tekrar bir olacak daha diri olacaktır.
Bu hakikat Asırlarca unutulmayacak kadar nettir.

Selahaddin'in davasında Kudüs İttifakına giden yol Terörsüz Türkiye’den geçtiğini...
Türkiye;
Türkiye’den çok daha büyük sınırlara sahip olduğunu hep hatırlamalıyız.

Tepkiniz nedir?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow