Gençlere Bir Selam ve Birkaç Söz
Haftada bir paylaşmayı düşündüğüm yazılara başlamadan önce kendimden biraz bahsetmek istiyorum.
Solhan’da doğdum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım orada geçti.
İlkokul ve ortaokulu Solhan'da, liseyi Osmaniye'de, üniversiteyi Malatya'da bitirdim.
1990 yılında Kimya Öğretmenliği bölümünden mezun olduktan sonra Malatya İmam Hatip Lisesi'nde Fen Bilgisi ve Kimya öğretmeni olarak çalışmaya başladım.
1993 yılında, o dönemde yeni kurulan üniversitelere öğretim üyesi yetiştirmek amacıyla açılan bir devlet bursunu kazanarak Amerika'ya geldim.
Niyetim, birkaç yıl okuyup Türkiye’ye geri dönmekti. Fakat evdeki hesapla çarşıdaki hesap her zaman bir olmuyor. Elimde olmayan sebeplerden dolayı dönüş nasip olmadı. Aradan otuz yılı aşkın zaman geçti.
Amerika'da yüksek lisans ve doktoramı tamamladıktan sonra çeşitli üniversitelerde çalıştım. 2004 yılından beri de North Carolina eyaletindeki Fayetteville State University'de öğretim üyesi olarak görev yapıyorum. Yıllar içinde yardımcı doçentlikten profesörlüğe kadar çeşitli akademik aşamalardan geçtim, bölüm başkanlığı yaptım ve yüzlerce öğrenciyle çalışma fırsatı buldum.
Meslek hayatımın ilk yıllarında daha çok kimya araştırmalarıyla uğraşıyordum. Fakat zamanla şunu fark ettim: Beni en çok heyecanlandıran şey kimyanın kendisinden çok, öğrenme ve eğitim meselesiydi.
Bir öğrenci neden başarılı olur?
Neden bazı öğrenciler çok çalıştıkları hâlde istedikleri sonucu alamazlar?
Neden bazı bilgiler birkaç gün sonra unutulur da bazıları yıllarca akılda kalır?
Bu sorular ilgimi çekmeye başladı.
Yıllar içinde eğitim üzerine çok sayıda kitap okudum, araştırma inceledim ve sınıflarımda farklı yöntemler denedim.
Şunu gördüm: Çoğumuz öğrenme konusunda bazı yanlış alışkanlıklara sahibiz. Daha doğrusu, bize doğru gibi görünen ama aslında pek işe yaramayan yöntemleri kullanıyoruz.
İşte bu noktada karşıma çok güzel bir kitap çıktı: Make It Stick. Türkçeye “Aklında Kalsın” ismiyle çevrilen bu kitap, öğrenmenin bilimsel yönünü anlatıyor. Nasıl daha etkili öğrenebiliriz? Bilgiler neden unutulur? Sınavlara nasıl hazırlanmalıyız? Hangi çalışma yöntemleri gerçekten işe yarıyor? Bu sorulara bilimsel araştırmalar ışığında cevap veriyor.
Son iki yıldır bu kitabı üniversiteye yeni başlayan öğrencilerime Haziran ayı boyunca okutuyorum. Bölüm bölüm birlikte okuyor, tartışıyor ve günlük hayatımıza nasıl uygulayabileceğimizi konuşuyoruz.
Öğrenciler kadar ben de istifade ediyorum. Bu nedenle, kitabın her bölümünü gençler için sadeleştirerek paylaşmaya karar verdim.
Bir lise öğrencisine faydası olabilir.
Belki, üniversiteye hazırlanan veya üniversitede okuyan bir gencin çalışma alışkanlıklarını değiştirir.
Belki, çocuğunun eğitimine destek olmak isteyen bir anne veya babaya yeni bir bakış açısı kazandırır.
Belki de, benim gibi yaşı ilerlemiş ama öğrenmekten vazgeçmemiş insanlara...
Çünkü öğrenmenin emekliliği yoktur. İnsan nefes aldığı sürece öğrenebilir.
Bu yazıları yazarken kimseye akıl verme niyetinde değilim. Ben de hâlâ öğrenen biriyim. Hatta çoğu zaman bir şey anlatmaya çalışırken kendim daha çok şey öğreniyorum. Çünkü öğrendiklerimizi başkalarıyla paylaşmak, öğrenmeyi pekiştiren en güçlü yöntemlerden biridir.
Önümüzdeki haftalarda Aklında Kalsın kitabının sekiz bölümünü birlikte konuşacağız.
Eğer siz de öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini, beynimizin nasıl çalıştığını ve daha etkili öğrenmenin yollarını merak ediyorsanız, bu yolculukta bana eşlik etmenizi isterim.
Belki birlikte yeni şeyler öğreniriz.
Belki bazı eski alışkanlıklarımızı sorgularız.
Belki de hepimizin ihtiyacı olan şu gerçeği yeniden hatırlarız:
Başarı, sadece çok çalışmakla değil, doğru çalışmayı öğrenmekle gelir.
Bu vesileyle beni bu sitede yazmaya davet eden kıymetli kardeşim Tuncay Özdemir’e ve IFA Medya ekibine gönülden teşekkür ediyorum.
Haftaya görüşmek dileğiyle…
Tepkiniz nedir?









