Bingöl’e yeni bir ses ve pencere kazandıran İfamedya’nın yayın hayatına başlamasını büyük bir heyecanla karşılıyorum. Doğru ve ilkeli habercilik anlayışıyla şehrimize değer katacağına inanıyorum. Bu yolculukta emeği geçen tüm ekibe başarılar diliyor, Bingöl’ün gelişimine katkı sunacak her adımlarında yanlarında olduğumu belirtmek isterim.
Her şehir, zamanla değişir. Bazıları bu değişime hızlı ayak uydurur, bazıları ise geride kalır. Bingöl, bugün tam da bu ikilem arasında kendi yolunu arayan bir şehir konumunda. Bir yanda geleneklerine bağlı yapısı, diğer yanda genç nüfusun enerjisi ve değişim arzusu.
Sahada yaptığım ziyaretler ve gençlerle sohbetlerim bana net bir şeyi gösterdi;
Bingöl’ün gençliği artık sadece beklemek istemiyor, geleceği inşa etmek istiyor.
Hayali Büyük, Alanı Dar Bir Gençlik
Gençlerimiz zeki, üretken ve cesur. Ancak çoğu zaman hayallerini gerçekleştirecek alan bulmakta zorlanıyor. Üniversiteden mezun olup iş arayan gençler uzun süre bekliyor; iş bulanlar ise potansiyellerini tam olarak kullanamıyor.
Bugün gençlerimizin önünde iki seçenek var:
“Bingöl’de kalmak” veya “başka bir şehirde yeni bir hayat kurmak.”
Oysa hedefimiz, gençlerin kendi şehirlerinde umutla yaşaması, üretebilmesi ve geleceğini burada kurabilmesi olmalı.
Gençlerin beklentisi çok net;
Adil, fırsat eşitliği sunan ve ötekileştirmeden herkesin kendini ait hissettiği bir şehir düzeni.
Yeni Bingöl’ün Kodları: Adalet, Üretim, Liyakat
Bingöl’ü geleceğe taşımak istiyorsak bazı temel başlıkları güçlendirmeliyiz:
• Liyakatın esas alınması,
• Üretimin değer görmesi,
• Gençlerin yalnız bırakılmaması,
• Şehrin kaynaklarının adil şekilde kullanılması.
Gençlerin enerjisini sokaklarda, okullarda ve sosyal alanlarda hissediyoruz. Ancak bu enerjiyi doğru yönlendirecek fırsatlar hâlâ sınırlı. Gençler yalnızca sosyal medyada seslerini duyurmak istemiyor; katılmak, üretmek ve söz sahibi olmak istiyorlar.
Sorumluluk Hepimizin
Değişim yalnızca siyasetçilerin ya da kurumların görevi değildir. Bu şehirde yaşayan herkesin sorumluluğu vardır.
Esnaf gençlere kapı açmalı,
Kurumlar fırsat eşitliğini sağlamalı,
Siyaset gençlerin sesine kulak vermeli,
Toplum ise gençlerin heyecanını kırmak yerine desteklemelidir.
Bingöl’ün yeni hikâyesi; gençlerin önünün açıldığı, yeniliğin teşvik edildiği ve adaletin hissedildiği bir şehir hikâyesi olmalıdır.
Bugün gençlerin sesine kulak verirsek, yarın Bingöl’ün ayak seslerini daha güçlü duyarız.
Bu şehir, ancak gençleriyle birlikte büyüdüğünde gerçek anlamda değişebilir.